ÇAĞLAYANCERİT CEVİZİ DÜNYADA 1 NUMARA
-----------

11.07.2018

Bir Ceviz Fidanı Yetiştiriciliği Hikayesi ve Sonuçları




Ben masamda oturmuş, her zamanki gibi muhasebe mali müşavirlik  mesleğimi icra ediyordum. Kadim dostum yanımda oturuyor, sohbet ediyorduk. Emekli olmuştu ve yanıma zaman zaman takılıyordu. Son zamanlarda “ boş boş geziyorum birlikte bir iş yapalım”diyordu. Aslında ben de istiyordum ama ne yapabilirdik diye düşünüyordum.

Masamın karşısında  büyük bir saksıya günler öncesi bir ceviz gömmüştüm. Ceviz 15-20 cm büyüklükte bir fidan olmuştu. Bu beni mutlu ediyordu. Yine bir gün kadim dostum “sıkıldım, birlikte bir iş yapalım” diye söylendi. Ben bu ara kafamdan ne yaparız acaba diye düşünürken,  kafamı masadan kaldırdım ve bir anda gözüm saksıdaki ceviz fidanına takıldı ve “buldum” dedim. Kadim dostum “neyi buldun ?” dedi. Ben “ne iş yapacağımız buldum”dedim. Arkadaş neymiş o iş dedi. Ben parmağımla saksıdaki ceviz fidanını  işaret ettim. “İşte yapacağımız iş bu dedim. Ceviz Fidanı yetiştirelim. Arkadaş bir an durdu düşündü ve “nasıl olacak bu iş bildiğimiz bir iş değil”dedi. Ben Çocukluktan beri cevizle yatıp cevizle kalkan biriydim. Cevizin dibinde oturur, ceviz sular, cevize tırmanır, gıdamız cevizdi ve cevizde sincap kovalardık. Ben çok olmasa da bu işten anladığımı söyledim. Benim Çağlayancerit’li olduğumu ve Çağlayancerit cevizinin ününü biliyordu. İkna ettim. Tamam yapalım dedi. 

Biz hemen ceviz fidanı yetiştiriciliği  konusunu internetten araştırmaya başladık. Getirsinin iyi olduğunu anladık. İlk adımı böylece attık. Araştırmalar tamamlandı. Yeteri kadar teorik bilgi edindik. Sıra gelmişti uygulamaya.İlk önce fidan için tarla gerekiyordu. Hedefimiz ilk etepda onbin fidan yetiştirmekti. Bunun için üç dönüm kadar tarlaya ihtiyaç vardı. Ayrıca geleneksel fidan yetiştiriciliği yapmayacaktık. Çağlayancerit’de bir ilk olacak tüpte ceviz fidanı yetiştirecektik. Tarla meselesini akrabalardan dört hisseyi birleştirerek hallettik. Çevre düzenlemesini yaptık. Tüpleri Adana’dan getirdik. Cevizleri ayarladık. Gölbaşından torf aldık.Önce cevizleri katlama için kasalara yerleştirdik. Yaklaşık 45 gün sonra cevizler filizlendi ve Fidanları tüplere almaya başladık. Tüpler simsiyah tarlaya dizilmeye başlayınca, gelen giden sormaya başladı. Çünkü bir ilki gerçekleştiyorduk ve herkesin dikkatini çekmişti. Fidanlar ekildi ve yaprak açmaya ve büyümeye başladı.
Bizim bu girişimimiz büyük yankı buldu. Çağlayanceritliyi uyandırdık. Ceritli işin bilincine varınca birçok üretici fidan yetiştiriciliğine başladı. Biz aşılı Kalaycı Fidanı adıyla çıktık. Zaten Çağlayancerit’de aşılı ceviz deyince Kalaycı Fidanı akla gelir.

Çalışmalarımız devam ederken, Çağlayancerit’li  Üniversite de Ziraat mühendisi olan bir hocanın Çağlayancerit’teki Kalaycı Cevizi cinsini ıslah çalışması yaparak Maraş 18 adıyla milli Çeşit Listesine aldığını öğrendik. Önce buna sevindik ve internet sitemizde Kalaycı Cevizinin aynı zamanda Maraş-18 olduğu gerekçesi ile bu ismi kullanmaya başladık. Daha sonra yasa gereği yirmi yıllığına Maraş-18 cinsinin iktisap hakkının bu hocaya ait olduğunu ve hocanın bu hakkını yirmi yıllığına bir şirkete sattığını öğrendik. Daha sonra bu ismi alan şirket bize Avukat aracılığı ile ihtar çekerek bu ismi kullanamayacağımızı ihtar etmiş oldu. Bizde bu isim yerine geleneksel adı olan Kalaycı Cevizi Fidanı diye üretime devam ettik. Çağlayanceritliye ait olan bir değerin haksız yere biri tarafından kurnazca gasp edilmesine karşı çıktık. Çünkü halka ait olan ağaçlar üzerine keyfi çalışmalar yaparak halka bu ismi kullandırmaması büyük bir haksızlık.

Bir sürü maceradan sonra bu işten para kazanmasak da Çağlayancerit’liye bir ufuk açtık ve bu sayede Çağlayancerit’li bu işten gelir sağlamaya başladı. Bundan dolayı mutluyuz. Çağlayancerit'li olmayan birinin birşeyler yapalım isteği bir halka büyük bir kapı açmış oldu. Halkımıza hayırlı olsun. Umarım bu konuda halkımız daha çok bilinçlendirilir ve önmeli gelir kaynaklarının başında gelen ceviz ve Ceviz Fidanı tarımı işinde iyi bir yere gelir.

Mehmet Bahçe
Mali Müşavir